gezi kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2019 Pazar

Rotasız Seyyah - Yol Hikayeleri 2 - Mehmet Genç


Birkaç gün önce bitirdiğim kitap neredeyse sekiz yüz yıl önce doğudan batıya yapılan bir göçün hikayesiydi. Afganistan'ın Belh şehrinden yola çıkılmış Anadolu'da yerleşilmişti. Kervanlar eşliğinde, yıllarca süren bu yolculuğu, Mevlana üzerinde düşünerek, düşündürerek, kaldığı durakları tahmin etmeye çalışarak, güvenlik el verdiğince yapmaya çalışmıştı seyyahımız. Şimdiyse elimde benzer yolculuğu batıdan doğuya yapan Anadolu doğumlu bir seyyahın kitabı  vardı; Rotasız Seyyah...

25 Aralık 2018 Salı

Pak İnsanlar Ülkesinde -Kenizé Mourad




Discovery Channel'daydı sanırım, dahice fethedilen on şehirden bahsediliyordu. Bizim yeniçağın başlangıcı olarak kabul ettiğimiz İstanbul'un fethine sıra geldiğinde, gemilerin karadan geçirilmesi falan anlatılmadı. Şehrin alınması,surları dövmek için icat edilen güçlü toplara bağlandı. Zaten Avrupa, İstanbul'un fethini yeniçağ başlangıcı olarak kabul etmiyordu değil mi? Bu bilgiler, kendi sınırları içinde kahramanlık hikayeleriyle yetişmiş bir kaç cümleyle dünyaya kafa tuttuğunu sanan bir toplum için değişik ve uzak  geliyor değil mi?

24 Aralık 2018 Pazartesi

Sıradan Bir Gün - Yekta Kopan



Her şey bir yana son dönem özellikle instagram videolarında duyduğum ve batan bir konu var. Minicik bebeklere sürekli " evet evet başarabilirsin" denmesi. Yapabilirsinin, başarı toplumunda terfi etmiş hali mi? İlle de başarılı olmanın zihne kodlanmasını mı? Peki toplum standartlarına göre yaşayabilmek için başarmak için ne kadarını göze alabilirsiniz? Yalanlar üzerine kurulu bir başarı ne hissettirir size? Sistem çarklarından istediğiniz an çıkabilme özgürlüğü mü yoksa orada kaybolduğunuzu mu?

23 Mart 2017 Perşembe

İmanın ve İktidarın Hizmetinde İslam Mimarisi – Henri Stierlin


Gezerken bir yandan da okuyunca neler öğreniyor, fark ediyor insan.  Bir noktadan sonra gördüklerini anlamlandırmaya başlayıp analizlere girişiyor bir heves. Mesela muhteşem Kars’a gitmiş, Ani harabelerini gezmişsiniz. İpek yolu üzerindeki bu şehirden kalanlar arasında dolaşmış, hemen karşı kıyıdaki Ermenistan’a bakmışsınız şaşkınlıkla. Sonra Kars’ta Kale’ye çıkmış şehre kuşbakışı göz gezdirmişsiniz. O da ne! Ani’deki kilise kalıntılarıyla, şehirdeki kümbetler birbirinin aynı!

20 Şubat 2017 Pazartesi

Ülkemde - Tahar Ben Jelloun


Afrika’dan Amerika’ya köle ticaretinin, bedenen yetersiz kalınan işlerde daha dayanıklı olan insanlara duyulan ihtiyaçla başladığını duyduğumda şaşırmıştım. İkinci Dünya Savaşı sonrasındaysa sayıca azalan Avrupa, insan gücüne ihtiyaç duydu. Ve işçi ithal etmeye başladı. Türkiye’den gidenler bir yana bu kitapla bir Fas göçmeninin hikayesine tanıklık ediyoruz. İlk göçmen nesil olarak, gelenekleri, dini tamamen farklı bir ülkede geçen yıllara rağmen ana yurduna dönmeyi arzulayan, üstelik bunu çocuklarıyla yapmak isteyen Muhammed Limmigri’nin hayatına…

5 Temmuz 2016 Salı

Değişim - Mo Yan



İkinci Dünya Savaşı’nda önemli cephelerden biri olan Japonya’yla ilgili Nagazaki ve Hiroşima dışında pek fazla bilgim yoktu. Kızıl Darı Tarlaları bu noktada benim için bir dönüm noktası oldu. Mo Yan Çin’le ilgili romanlar yazarken bir tarihi de ortaya koyuyordu. Japonya’nın Çin’e saldırıp yayılmaya çalıştığını mesela. Kore ya da Vietnam Savaşları ile ilgili kulak dolgunluğum olsa da bu tamamen bambaşka bir konuydu benim için. Çin…

27 Haziran 2016 Pazartesi

Lupita Ütü Yapmayı Seviyordu – Laura Esquivel


Şişman bir kadın polisin, hayatı boyunca yaşadığı ağır travmalara eklenen bir cinayete tanıklığıyla başlıyor kitap. Çok basit cümlelerle anlattığı, günlük hayatla ilgili psikolojik çözümlemelerine bayılarak ilerliyorum. Merakım sürekli tetikleniyor. O kadar sıcak ki böylesine bir kitaba ihtiyacım varmış diyorum. Sıradan küçük insanların kocaman hikayeleri, insanın içini nasıl da umutla doldurabiliyor diyorum.

20 Aralık 2015 Pazar

Harita Metod Defteri - Murathan Mungan


Geçmişle baş etmek, geçmişi yazabilmek olgunluk, demlenmişlik ister. Hele Mungan gibi bir yaşamınız varsa. Kiminin kaçtığı, kiminin sığındığı, bambaşka diyarlar, evler, bambaşka aileler, birbirini koruyup kolaçan edenler, birbirinden uzakta yaşanan hayatlar. Ve bir şekilde kan bağının yayıldığı ailelerde çocuk olmak. Sizden saklananlarla yüzleşmek. Dışavurumsa bambaşka olabiliyor. Kimi yazmalı, yazıyor da, Mungan gibi. Okurken bu adam yazmasaymış delirirmiş dediğim anlar oldu.

27 Ağustos 2015 Perşembe

Bostan - Sadi



Tek tipleşen bir dünyada, global bir köy olma yolunda gittiğimizi düşünsek de mesafeleri aşmak bürokrasi ya da maddi engellere takılabiliyor. Yani bundan yüzlerce yıl öncesinde güvenliği sağlanmış bir kervanla ülkeler aşmak belki daha kolay. Ya da heybesini alan bir gezginin yollara düşmesi, bir ülkeden diğerine gitmesi, buralarda Tanrı misafiri olması hiç de şaşırtıcı gelmiyor.

29 Haziran 2015 Pazartesi

Böyle Bir Kars - Ludmila Denisenko


Bir elimde harita, aklımda kızaklı Çıldır Gölü manzaraları, Rus evleri... Kars’ın ilgi alanıma tam olarak ne zaman girdiğini hatırlamaya çalışıyorum. O kadar uzun zamandır Kars’a gitmek istiyorum ki... “Kar” romanından sonra olmalı diye karar veriyorum sonunda.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...