24 Nisan 2017 Pazartesi

Sarı Sıcak - Yaşar Kemal


İstanbul’da köprü altında balık ekmek yenirmiş,ben balık yemem ekmek arası salata yedim diyor. Heyelanda iki kez evi yıkılmış amca aracına almış bizi, anlatıyor. Devlet, ev için yardım etmedi, traktörümü sattım, borçla bir şeyler yaptık… Sarp dağlar arasındaki nefis vadilere bakarak ilerliyoruz. Yemyeşil, içine kapalı dünyalar. Toroslar’ın kuzeyinden geçiyor yolumuz. Çinko damlı rengarenk köyler görüyoruz. İçlerindeki yaşamları bilmeden. Öyle ya bizler büyük şehir insanıyız, dünyanın kendi etrafımızda döndüğünü sanıyoruz.

9 Nisan 2017 Pazar

Pazarlık - Vahdettin Engin



“Yıl 1996. Filistin meselesinin görüşüldüğü uluslar arası bir toplantıya Türkiye Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve İsrail Başbakanı Şimon Perez katılmışlardır. Şimon Perez kürsüde konuşurken Süleyman Demirel’e dönerek şu sözleri söyler:

‘Geçenlerde sınırda bir Arap vatandaşla konuşuyordum. Sorunları nasıl aşarız diye sordum. Bana şöyle dedi:

-Vallahi Beyim, biz Mısır’ın egemenliğini yapamayız.

-Peki, ne yapalım?

-Sizin de egemenliğinizde yaşayamayız, çünkü siz Yahudisiniz.

-O halde?

- Vallahi, siz iyisi mi, bizi Osmanlı’ya bağlayın.’

Yukarıda sözünü ettiğimiz toplantının yapıldığı 1990’lı yıllarda Filistin adı kan, gözyaşı ve terörle birlikte anılıyordu. Günümüz dünyasında da Filistin adı kan, gözyaşı ve terörle birlikte anılıyor.” Sh. IX

23 Mart 2017 Perşembe

İmanın ve İktidarın Hizmetinde İslam Mimarisi – Henri Stierlin


Gezerken bir yandan da okuyunca neler öğreniyor, fark ediyor insan.  Bir noktadan sonra gördüklerini anlamlandırmaya başlayıp analizlere girişiyor bir heves. Mesela muhteşem Kars’a gitmiş, Ani harabelerini gezmişsiniz. İpek yolu üzerindeki bu şehirden kalanlar arasında dolaşmış, hemen karşı kıyıdaki Ermenistan’a bakmışsınız şaşkınlıkla. Sonra Kars’ta Kale’ye çıkmış şehre kuşbakışı göz gezdirmişsiniz. O da ne! Ani’deki kilise kalıntılarıyla, şehirdeki kümbetler birbirinin aynı!

18 Mart 2017 Cumartesi

Kutsal Gece - Tahar Ben Jelloun


Dinleyicisini yitiren anlatıcıyla bambaşka bir kitapta hissetmiştim, Şair’in Romanı’ndanın satılarında gibi… Toplanan insanlara, anlatıcıya hayran, dinlemek ister miydim hikayeyi hele de bacha poshlara gidip gelen aklımla? Kutsal bir gecede, bir Kadir Gecesi’nde yapılan bir itirafla başlıyordu kitap. Umutluydum, kurtuluşun, kendini bulmanın izlerini süreceğimi düşünüyordum. Yanılmışım… Erkek egemen bir toplumda olanların ağırlığı çöktükçe çökecekti üzerime…

28 Şubat 2017 Salı

Marakeş’te Sesler – Elias Canetti


Bir pazar yerinde sesleri, yüzleri, kokuları içine çeke çeke dolaşmak… Bulduğun bir taşın üzerinde oturarak belki nane çayını, belki tarçınlı kahveni içerek anın tadına varmak… Gözlerini kapatıp sesleri, kokuları fark etmek… Şehrin boş sokaklarının hikayelerini tahmin etmeye çalışırken, okuldan yeni çıkmış cıvıltıların arasında kalıvermek… Kucaklayan bir şehir, bir ülke hele de deniz hatta okyanus kıyısındaysa… Üstelik daracık bir boğazla bambaşka bir kıtaya geçişi varsa…

22 Şubat 2017 Çarşamba

Yol Arkadaşım - Havaalanı Yazıları- Gündüz Vassaf


Uzun otobüs yolculuklarımı yazmak istedim. Derin uykulardan anonslarla uyanıp, bir koşu tuvalete gidişlerimi, titreye titreye çay içişlerimi, hiç tanımadığım insanların iç döküşlerini, çevremdekilerin hissettirdiklerini… Çalakalem yazılan notlar aynılıklara yenildiler ya da anın tadını çıkarma hallerime. Ne de olsa ritüellerim vardı, aynı güzergahlarda… Şimdilerde havaalanları var hayatımda çoklukla, gene ritüeller eşlik etse de;

20 Şubat 2017 Pazartesi

Ülkemde - Tahar Ben Jelloun


Afrika’dan Amerika’ya köle ticaretinin, bedenen yetersiz kalınan işlerde daha dayanıklı olan insanlara duyulan ihtiyaçla başladığını duyduğumda şaşırmıştım. İkinci Dünya Savaşı sonrasındaysa sayıca azalan Avrupa, insan gücüne ihtiyaç duydu. Ve işçi ithal etmeye başladı. Türkiye’den gidenler bir yana bu kitapla bir Fas göçmeninin hikayesine tanıklık ediyoruz. İlk göçmen nesil olarak, gelenekleri, dini tamamen farklı bir ülkede geçen yıllara rağmen ana yurduna dönmeyi arzulayan, üstelik bunu çocuklarıyla yapmak isteyen Muhammed Limmigri’nin hayatına…

6 Şubat 2017 Pazartesi

Hawler -60 Yıllık İttiffakta Son Gün– Mete Yarar



“Dünyanın en büyük pistini yaptılar komutanım. 4800 metre. Dünyada böyle bir pist sadece New York JFK Havalimanı’nda var. Pist o kadar uzun ki, acil durumda uzay mekiği bile inebilir. Erbil Havalimanı, planlama aşamasından itibaren hep takibimizdeydi. Önce standart bir uzunluktayken, ardından ani bir kararla pistte radikal bir değişim yapmaya karar verdiler. Bu değişiklikle, buranın yolcu uçuşları için yapılmadığı ortaya çıkıyordu. Pistin önce asfalt yapıldığını, sonra asfaltın sökülüp, üzerine beton döküldükten sonra yeniden asfaltlandığını raporlarımızda belirttik. Dünyanın en ağır nakliye uçaklarının inebilmesi için yapıldı. Orası hep bir Amerikan üssü olarak hazırlanmıştı. Bu, Amerikalıların raporlarında da vardı efendim.” Sh47

3 Şubat 2017 Cuma

Semaver – Sait Faik Abasıyanık


Kurtuluş Savaşı’nda Elif’in kağnısını biliriz, yavuklusunu değil. Anaların yaptığı fedakarlıkları okuruz, oğullarını nasıl doğurduklarını değil. Mehmetçik yürümüştür düşman üstüne, dökmüştür denize, sulamıştır Vatan toprağını kanıyla. Savaş bir bütünden bahseder. Evet çok, çok fazla acı, kandır her yan. Kurşunlar havada uçuşur. Savaş varken feda edilir vatan uğruna her şey ve herkes. Ve muhteşem bir savaş kazanılmış Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Cumhuriyet ilan edilmiştir. Yıl 1923’tür.

22 Ocak 2017 Pazar

Dedemin Bakkalı - Oyuncu Anne - Şermin Çarkacı


On beş Kasımda çıkacak piyasaya demişti. Gittim kitapçıya yok! Nasıl “YOK”tu. O gün çıkacaktı işte, sizde nasıl olmaz HIIIH yapıp çıktım. O bir yandan imza günlerinde tonlarca kitap imzalarken İstanbul, Samsun’da gittiğim kitapçılarda aradım hep. Yoktu işte “Dedemin Bakkalı”! Sahi nasıl yoktu? Günler günleri kovaladı. İmzalar imzaları, yığınla kitap imzaladı görüyorum fotoğraflardan. Bir merak bir merak… En sonunda, bu kadın ne kadar cesur dağıtım kanallarına vermeyip kendi bitirecek imza günlerinde kitapları dedim! Belki de bir deneme yaptı, artık bilemem hele de on yaşında yaptıklarını okuduktan sonra kime çektiği, neler yapabileceği konusunda hiç yorum yapamam. Sonra bir gün ama günleeer günleeer sonra karşılaşıverdim Dedemin Bakkalı’yla. Sonrası mı?

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...