3 Kasım 2018 Cumartesi

Beklenen Sevgili - Selim İleri



Dekorun ağırlıklı kitap olduğu bir evde büyüdüm. Çocukken o ciltli kitaplardan birini elime alıp okuduğumda çoğu kelimeyi anlamadığımı farketmek komikti... Daha çok babamın arada kullandıklarından... Mesela Elaziz dendiğinde dilinin sürçtüğünü sanıyordum oysa öyle değildi. Şimdilerde dilin evrildiğini geçmişten günümüze süren değişimi izliyorum. Evet dil evriliyor, büyük bir hızla. Bizim gibi gelişememiş ülkelerde bu ithal kelimelerin çoğalmasıyla oluyor maalesef... Ya da çağın hızına uygun mesela "bir"lerin sonundaki "r" kalkıyor. Bir on yıl sonrasında neler olacağını merak ediyorum...

1 Kasım 2018 Perşembe

ARA ile bir ARA - Ekrem Ataer



Anadolu'yu adım adım gezip, öğrenmek nasıl bir tutku, her seferinde farklı sürprizler barındıran bir yolculuksa benim için fotoğraf da bir yolculuk olarak girdi hayatıma. Kaydetme ihtiyaçları doğrultusunda kendine yer açtı ısrarla. Benim gibi teknoloji özürlü biri için bu nasıl zor tahmin edemezsiniz. Zaman içerisinde insan hallerini tüm gerçekliğiyle kaydedebilmenin büyüsüne kapıldım ve sanırım gerçekten etkilendiğim fotoğraflar bu yönde ilerliyor.

30 Ekim 2018 Salı

Aile Çay Bahçesi - Yekta Kopan




Kırık dökük yaşamlar, kırık dökük adımlarla yol almaya çalışan onca insan... Geçmişin kuyusundan çıkamayan kan bağları... Onca çocuk, örselendiği zamanları içinde sımsıkı tutan. Yaralarının farkında olmadan uzaklaşan, yalnızlaşan, mutsuz bir hayatın içinde dönüp duran... Ne çok insan, ne çok yaşam birbirinden uzakta kanayıp duran...

28 Ekim 2018 Pazar

Portreler - John Berger


"Seni algılayışım aynı ya da ayrı yerlerde oluşumuza göre değişebiliyor.Yani sen diye tanıdığım iki kişi var.

Benden uzakta olduğunda bile, benim için varsın. Varlığının bu şekli çok-biçimli: Sayısız imgeler, geçişler, anlamlar bildiğimiz şeyler ve yerlerden oluşmakta, ama her şeyin altını çizen şeyse her yere yayılmış yokluğun. Sanki sen bir mekana dönüşmüşsün, hatların da ufuk olmuş. İşte o zaman bir ülke de yaşar gibi yaşıyorum içinde. Sen her yerdesin. Fakat bu ülkede seninle asla yüz yüze gelemeyeceğim. "

27 Ekim 2018 Cumartesi

MUSTAFA KEMAL - Yılmaz Özdil



Fransa'da yaşayan genç bir arkadaşımla konuşurken "ama padişahın ailesine çok kötü davranılmış, ama çok kötü davranılmış" demişti, okuduğu bir kitaba istinaden... Bakakalmıştım... 2000 li kuşağın, 90'lar kuşağının, hatta kendi kuşağımın  ve hatta "öncesinin" demeliyim, Anadolu'da Kurtuluş Savaşı'nın neden yapıldığına dair fikri yoktu. Halkın elinde ne vardı ve ne verecekti padişah ve çevresine? Keşke ülke kötüye giderken sahip çıkabilecek güce, vizyona ve en önemlisi belki cesarete sahip olsaydı saltanat ya da şimdi ilk fırsatta yurtdışına yerleşen ve gider gitmez "abi yapmışlar yaaa diyenler"! Bilmiyoruz! Ve üstelik çuvaldızı kendimize batırmaya tenezzül bile etmeden suçluyoruz!
Trabzon'da Atatürk köşküne gitmek için bindiğimiz bir araçla olan sohbet örneğini hep veriyorum ama her seferinde dehşet içinde hatırladığım için tekrarlamak istiyorum. "Adam ne yaşamış!" diyor, köşkün güzelliğini anlatırken!

25 Ekim 2018 Perşembe

MUSTAFA KEMAL - Yılmaz Özdil



Hz. Ebu Bekir ve Hz Ali arasındaki ilişki, halifelik sırası, Hz. Ali ve çocuklarının yaşadıkları, mezhepler, makam ve paraya bakış, hala sıklıkla sorduklarımdan... Sanırım bu kitapta görmeyi beklemediğim konulardandı... Ama Mustafa Kemal'den bahsediyoruz, yalnız İslam Dini'ni değil, Hıristiyanlığı ve Museviliği de okumuş, öğrenmiş bir dünya liderinden... Şaşırmak benim ayıbım demeliyim ....

23 Ekim 2018 Salı

MUSTAFA KEMAL - Yılmaz Özdil



"Mısır Feministleri Birliği Başkanı Hüda Şaravi "bu kongre bizim için bayramdır." diyordu. Bütün şark'ta kadın haklarını tanıyan ilk ülke Türkiye'dir, İslam  kadınlığı kurtuluşunu Atatürk'e borçludur, Türkler O'na Atatürk diyor, bizim için yetmez, O bizim için Ataşark" diyordu."

Türk Kadınlar Birliği Başkanı Latife Bekir, konuşmasını Fransızca yaptı. "Türk kadınını haremin kafeslerinden kurtarıp, parlamento kürsüsüne getiren, Türk kadınını erkeğinin yanında hak ettiği yere davet eden Mustafa Kemal Atatürk'e minnet borcumuz var" dedi. 

21 Ekim 2018 Pazar

MUSTAFA KEMAL - Yılmaz Özdil



Bir cümleyle geçer kimi olaylar tarih kitaplarında... Trablus'a gitmiştir Mustafa Kemal denir. Günümüz teknolojilerinin olduğunu varsayar, uçağa bindi gitti diye düşünürüz çoğu zaman... Oysa;

"İstanbul'a tayin edildi.
Tam o günlerde İtalyanlar Trablusgarp'a saldırdı.
Osmanlı'nın mecali yoktu, asker gönderemiyordu.
Ege'ye Akdeniz'e çıkamıyordu.
Erzak bile gönderemiyordu.
Vaziyet hazindi.
Yurtsever subaylar birer ikişer yola düştü.
Mısır üzerinden Trablusgarp'a gitmeye başladılar.
Onlarda biri Mustafa Kemal'di.
İlk savaşıydı.

19 Ekim 2018 Cuma

MUSTAFA KEMAL - Yılmaz Özdil



Bir kopukluk var... Bilmemekten hatta bilmek istememekten kaynaklanan... Bu ülkede Kurtuluş Savaşı'nı neden yaptığımızı, dedelerimizin, ninelerimizin neler yaşadığını bilmediğimizi farkettiğimde "hadi canım" dedirten... Farklı ülkelerin bağımsızlık savaşlarını ya da liderlerini öğrenip, güya örnek almaya çalışırken yaşadığımız hayranlık, üzüntü şaşırtan...  Mucize gibi kazanılan Kurtuluş Savaşı'ndan sonra kurulan Cumhuriyet'in geleceğe dönen yüzünü fark edememek cehalet değil mi sizce? Burnumuzun dibinde, bu topraklarda yaşananları öğrenip anlamaya anlatmaya çalışmak ilk görevimiz. Hepimiz birlikte çok ama çok acıdık, kendimizi bu toprakları sağaltmanın ilk koşulu okuyup, öğrenmek... Farkında mısınız?

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu - Şermin Yaşar



Canım kadın... Bizleri hayatına dahil ettiğin, sevinçlerin kadar acılarına ortak ettiğin için teşekkür ediyorum... Öyküler hakkında yazılacak bir dolu şey var, o duyguların bize nasıl geçtiği mesela... En iyisi sadece okunmasını tavsiye edeyim...

"Hayat ne biriktirir bizim için?

Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgarlar, gündoğumları, biraz keder, biraz da neşeyle çatılmış evler... Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir...

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu gidenler için bir ağıt, kalanlar içinse bir şiir, biriktirilmiş insan öyküleri...

Şermin Yaşar, Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu'nda o çok özlediğimiz "insan"a bütün görkemiyle geri döndürüyor bizi. Hazırlayın yüzünüzü. Gülüşünüzün yanına biraz da keder koyun, okurken biraz da ondan alacaksınız, biraz bundan. Kıtlama çay içer gibi..."

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...