10 Mayıs 2017 Çarşamba

Üst Kat Komşusuna Mektuplar – Marcel Proust


Buluşma notunun geldiği bir mektup ya da taziyelerini ileten… İnternetin hatta telefonun bile olmadığı bir dönem hayal edebiliyor musunuz? Kalem kağıtla şahaserler yaratılan. Özenerek  aşkınızı anlattığınız mesela… Kalp çarpıntılarıyla cevap beklediğiniz… Dolmakalemlerin göz kamaştırdığı, mürekkebin elinize bulaştığı, kurutma kağıdı kullandığınız belki. Bir de yazıştığınız kişinin detaylarda üstad, sürekli hasta olan bir efsane olduğunu düşünün…

Kayıp Zamanın İzinden gitmeden önce biraz ipucu toplamak istiyorum yazar hakkında. Botton’un nefis kitabından sonra üst kat komşusuna yazdığı mektuplar bulunmaz bir nimet benim için. İnceliğini, hassaslığını, sağlık durumunu ortaya koyan mektupları. Sürekli hasta olan, geceleri oturup gündüzleri uyumak zorunda olan Proust, üst kat komşusuna neredeyse her gün, gürültü odaklı mektuplar yazmış. Ustalarla uğraşmanın kabusa döndüğü şimdilerde insanlar birbirlerine bu kadar zarif davranırlar mı bilmiyorum. Bir yandan entelektüel zevklerinizi paylaşırken bir yandan da hoşgörü istemeniz çok hoş geliyor. Hele de komşunuz Proust gibi hastalık hastası biriyse. Düşünsenize altlı üstlü oturuyorsunuz yani seslenseniz duyulan bir yerdeseniz ve mektuplaşıyorsunuz, üstelik çok az görüşerek… Öte yandan Williams dişçi eşinden de ayrılacak ve sonunda intihar edecek deniyor kitapta, bir yandan hüzün kaplıyor gene içinizi. Belki de o meşhur yedi ciltlik kitaba hazırlanmak böyle olmalı diye düşünüyorsunuz, hüznü savuşturmaya çalışarak…

Edebiyat dünyasına damgasını vurmuş, hastalık hastası bir ustasının kaleminden çıkan mektuplarla bir dönemine tanıklık etmenin verdiği keyifle karışık hüzün bu minicik kitabı sevdiriyor.Ağır ağır ilerliyorum Kayıp Zamanın İzine doğru …

“-Her bö sonraki bölümün kazandırdığı gerçek anlam hakkında size söylediklerime ilişkin bir örneği Haziran sayısında bulabilirsiniz.- Swann’da, Swann’ın karısını hep, kadının aşığı sanılan Mösyö de Charlus’e emanet etmesine hayret edilebilirdi, daha doğrusu yazarın, bunca berbat vodvil yazarının ardından, kocaların (ya da aşıkların) körlüğünü yeniden yayımlama zahmetine girmiş oluşuna hayret edilebilirdi. Oysa Haziran sayısında göreceksiniz ki, çünkü Mösyö Charlus’ün kusurunun ilk belirtisi orada ortaya çıkıyor, Swann’ın karısını Mösyö Charlus’e emanet edebilme nedeni bambaşkaymış! Ama çok sıradan olmayı kabullenmeyi tercih ederek, ben bunu birinci ciltte duyurmak istememiştim, roman kişisiyle tıpkı insanların yavaş yavaş keşfedildiği gerçek hayattaki gibi tanışılsın diye. Hem üçüncü ciltten itibaren Swann’ın yine yanılmış olduğu görülecek; Mösyö Charlus’ün sadece bir tek kadınla ilişkisi olmuş, o da Odette imiş.- Sh 38-39

 Arka Kapak

“Gerçek bir kısa roman olan bu yapıt bir sürpriz üstüne kurulu: Hakkında hiçbir şey bilmediğimiz bir hanıma yazılmış yirmi üç mektubun (üç mektup da kocasına) keşfi üstüne. Marcel Proust’un Haussmann bulvarı 102 numaralı evin üçüncü katında oturan komşusu olduğunu öğrendiğimiz Madam Williams’a yazılmış mektuplar. Kadının Amerikalı dişçi kocası Charles D. Williams’ın muayenehanesi asmakatın üstünde ikinci katta, yani zavallı Marcel’in tepesinde. Dolayısıyla gürültü fobisi olan Marcel epey dram yaşıyor.


Mektuplarda neden söz ediliyor? Öncelikle, uyku ve çalışma saatleri sırasında Proust’a işkence eden gürültüden, üst kattaki tadilattan. “Sabahki gürültü su tesisatından mı geliyor diye soruşturmamı istediğinizde ihtiyatlı davranarak ne iyi etmişim. Şu çekiçlerin yanında o gürültü neymiş ki? Verlaine’in ‘sırf kendini size beğendirmek için ağlayan’ bir şarkıdan söz ederken dediği gibi ‘yosunların üstünde suyun ürpertisi’”. Proust gerçekten de her saptamasını,  yazıya bir kat daha sanat katan mizahi bir karşılaştırmanın içine oturtuyor. Çünkü her şey gürültü yapıyor, ünlü bir tenor gibi şarkı söyleyen boyacılar bile: “Genellikle bir boyacı, hele bina içindeyse, Giotto’nun sanatının yanı sıra Reszke’nin sanatını da icra etmesi gerektiğini sanır. Sizinkisi elektrikçi çekiç sallarken susuyor. Umarım döndüğünüzde Sistine fresklerinden daha aşağısıyla karşılaşmazsınız…” 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...